Güncel

Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Kadın Cinayetlerine Tepki

İzmir’de öldürülen 26 yaşındaki Avukat Özge Penbegül’ün de aralarında bulunduğu kadın cinayetlerini protesto eden Kocaeli Barosu avukatları,

Haber: Atilla YÜCEAK

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI FAİLİN İNSAFINA TERK EDİLEMEZ!”
İzmir’de öldürülen 26 yaşındaki Avukat Özge Penbegül’ün de aralarında bulunduğu kadın cinayetlerini protesto eden Kocaeli Barosu avukatları, kadınların yaşam hakkının korunmasının bir tercih değil, hukuksal bir yükümlülük olduğunu vurguladı. Açıklamada, 2026 yılında bugüne kadar 288 kadının öldürüldüğü belirtilirken, Kocaeli’de Füsun Yuluğkural ve Sevda Dinler’in katledilmesi de gündeme taşındı.
Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi, kadın cinayetlerine tepki göstermek ve kadınların yaşam hakkına yönelik ihlallere dikkat çekmek amacıyla Kocaeli Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
İzmir’in Menemen ilçesinde 22 Ekim’de nişanlısı polis memuru Aykut Erol tarafından öldürülen 26 yaşındaki Avukat Özge Penbegül’ün katledilmesinin ardından gerçekleştirilen açıklamaya, Kocaeli Barosu Başkanı Serdar Solak, baro yönetimi, önceki dönem baro başkanları ve çok sayıda avukat katıldı. Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gökçen Ürküt tarafından okunan açıklamada, kadın cinayetlerine karşı etkin mücadele çağrısı yapıldı.
Açıklamada, 2026 yılında bugüne kadar 288 kadının öldürüldüğü belirtilerek, kadınların yaşam hakkının korunmasının yalnızca bir tercih değil, hukuki bir zorunluluk olduğu vurgulandı.
“Kadınların yaşam hakkını savunan hukukçular olarak buradayız!”
Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gökçen Ürküt, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Değerli basın mensupları, kıymetli meslektaşlarımız ve kamuoyu;
Kadınların yaşam hakkını savunan hukukçular olarak bugün bir meslektaşımızın daha yaşam hakkının elinden alınması sebebiyle burada toplandık. Üstelik cinayetin, toplumun güvenliğini sağlamakla yükümlü bir kamu görevlisi tarafından işlenmesi, bu olayın münferit bir ceza hukuku meselesi olarak ele alınamayacağını bir kez daha ortaya koymuştur.
Ancak bugün burada yalnızca meslektaşımız Av. Özge Penbegül’ün katledilmesini kınamak için değil; kadınların yaşam hakkının tartışmaya açılamayacağını, korunmasının bir tercih değil hukuki bir yükümlülük olduğunu bir kez daha haykırmak için de bulunuyoruz.
2026 yılında, bugüne kadar 288 kadın öldürüldü. Bu sayı, bir istatistikten ibaret değildir. Her biri bir hayat, bir irade, bir gelecek ve geri getirilemeyecek bir kayıptır. Her birinin ardından geride kalan aileler, yarım kalan hayatlar ve cevapsız sorular vardır.
Kocaeli’de öldürülen Füsun Yuluğkural ve Sevda Dinler de unutulmadı!
9 Ekim’de Kocaeli’de Füsun Yuluğkural eski eşi tarafından katledildi. Adliye binası ile cinayetin işlendiği yer arasındaki mesafe yalnızca birkaç yüz metreydi. Hukukun tecelli etmesi gereken adliyeye bu kadar yakın bir yerde, tam da yaşadığımız bu kentte bir kadın daha yaşamdan koparıldı. Ancak kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü mekanizmalar ile kadınların karşı karşıya kaldığı ölüm tehdidi arasındaki mesafe, ne yazık ki çok daha derin.
22 Ekim’de Sevda Dinler, piknik yaptığı sırada, arkadaşlık teklifini reddettiği bir kişi tarafından katledildi. Bir kadının kendi iradesiyle verdiği karar, bir başkasının şiddetine gerekçe yapıldı. Bir kadının reddetme hakkı, yaşama hakkıyla birlikte hedef alındı.
Gerek katledilen meslektaşımız Av. Özge Penbegül ve Füsun Yuluğkural, gerekse Sevda Dinler nezdinde işlenen bu cinayetler; farklı koşullarda gerçekleşmiş olsa da aynı acı gerçeği bir kez daha önümüze koymaktadır: Kadınlar, kendi hayatları hakkında karar verdikleri, ilişki kurmayı reddettikleri, ayrılmak istedikleri veya kendi iradeleriyle yaşamak istedikleri için şiddetin hedefi haline getirilmektedir.
“Kadın cinayetleri münferit olaylar olarak değerlendirilemez!”
Kadın cinayetleri münferit olaylar olarak değerlendirilemez.
Kadınların yaşam hakkının korunması; şiddet tehdidinin ciddiyetle ele alınmasını, koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin biçimde işletilmesini, faillerin hukuk önünde hesap vermesini ve varsa kurumsal ihmallerin açığa çıkarılmasını gerektirir.
Hiçbir kadının yaşam hakkının failin insafına, mekanizmaların ihmaline ya da zihniyetin karanlığına terk edilmesine izin vermeyeceğiz! Şiddetin karşısında tek bir geri adım atmayacak; cezasızlıkla, ihmalle ve kadın iradesini yok sayan anlayışla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Her adliye koridorunda, her duruşma salonunda ve yaşamın var olduğu her alanda kadınların sesi ve güvencesi olmaya devam edeceğiz!
Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak; kadınların yaşam hakkını, özgür iradesini ve eşitlik mücadelesini savunmaktan vazgeçmeyeceğimizi; kadınların insan hakları için sözümüzü de mücadelemizi de eksik etmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkezi
Basın açıklaması alkışlı protesto ile sona erdi.
İzleyelim mi!

https://youtu.be/q83fWIseM-c?si=ATWTltkcpnJRgDur

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu