Çevre

Kocaeli Vartolular Derneği Başkanı Aşkın Yavuz’dan Jeotermal Enerji Santrali Tepkisi

Haber: Atilla Yüceak
“Varto’da JES istemiyoruz!”
Varto’da 17 köyü kapsayan jeotermal enerji santrali projelerine karşı Şubat 2026’dan bu yana sürdürülen direniş, 190 güne yaklaşan çadır nöbetiyle devam ediyor. Varto halkının doğasını, suyunu, toprağını ve yaşam alanlarını korumak için verdiği mücadeleye metropollerde ve yurt dışında yaşayan Vartolular da destek veriyor.
Kocaeli Vartolular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aşkın Yavuz, Sokak TV mikrofonlarına konuşarak projelere tepki gösterdi ve 2 Kasım’da yapılacak bilirkişi keşfi öncesinde heyete çağrıda bulundu.
Kocaeli Vartolular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Aşkın Yavuz, Varto’da yapılması planlanan jeotermal enerji santrali (JES) projelerine karşı halkın yükselttiği itirazın yalnızca bir çevre duyarlılığı değil, aynı zamanda yaşam alanlarını, doğal varlıkları ve gelecek kuşakların hakkını savunma mücadelesi olduğunu vurguladı.
Sokak TV mikrofonlarına konuşan Yavuz, 17 köyü kapsayan projelerin Varto’nun doğasına, yeşil alanlarına, ormanlarına, tarım ve mera arazilerine, toprağına ve su kaynaklarına ciddi zararlar vereceğini belirterek, Varto halkının bu projeleri istemediğini ifade etti.
“Varto halkı aylardır yaşam alanlarını savunuyor!”
Şubat 2026’dan bu yana projelere karşı kararlı bir mücadele yürütüldüğünü belirten Aşkın Yavuz, jeotermal enerji yatırımlarının çevresel etkilerine ilişkin akademik raporların ve Türkiye’nin batısındaki Aydın ve Manisa gibi illerde hayata geçirilen benzer projelerin ortaya çıkardığı olumsuz örneklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Yavuz, bu projelerin yaratabileceği çevresel tahribatın görmezden gelinemeyeceğini belirterek, Varto halkının itirazının bilimsel değerlendirmeler ve yaşanmış deneyimlerle de desteklendiğine dikkat çekti.
Varto’dan metropollere uzanan büyük dayanışma!
Varto’da köylülerin ve muhtarların öncülüğünde başlayan mücadele, kısa sürede yalnızca bölgeyle sınırlı kalmadı. Metropollerde ve yurt dışında yaşayan Vartolular da bu mücadeleye sahip çıktı.
Varto’daki ve büyük kentlerdeki kurumların, VADEF ve Varto-Der başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının, ekoloji platformlarının, siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve akademik çevrelerin desteğiyle mücadele giderek büyüdü.
Basın açıklamaları, paneller, siyasi partilerle yapılan görüşmeler ve TBMM düzeyinde gerçekleştirilen temaslarla Varto halkının itirazı ülke gündemine taşındı.
Bu dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri ise 24 Nisan’da Varto Ekoloji Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen Büyük Varto Ekoloji Mitingi oldu. On binlerce kişinin katıldığı mitingde halk hep bir ağızdan “Varto’da jeotermal istemiyoruz!” sloganını yükselterek Türkiye kamuoyuna açık bir çağrı yaptı.
190 güne yaklaşan çadır direnişi sürüyor!
Mitingin ardından da mücadeleden vazgeçmeyen Varto halkı, 190 güne yaklaşan çadır direnişiyle yaşam alanlarını savunmayı sürdürüyor.
Köy köy, mezra mezra büyüyen direnişe her gün yeni destekler verilirken, bölge halkı projelerin durdurulması ve doğal yaşamın korunması yönündeki talebini kararlılıkla dile getiriyor.
2 Kasım’daki bilirkişi keşfi öncesinde çağrı!
Bingöl İdare Mahkemesi tarafından belirlenen keşif heyetinin 2 Kasım’da meraların bulunduğu bölgede inceleme yaparak rapor hazırlayacağını hatırlatan Aşkın Yavuz, bu incelemenin Varto’nun geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Yavuz, keşif heyetine seslenerek şu çağrıda bulundu:
“Vartoluların sesini duyun. Doğasına sahip çıkan Varto halkının mücadelesine saygı duyun. Raporunuzu Varto halkının lehine verin.”
Mahkeme heyetine ve şirket yetkililerine de mesaj gönderen Yavuz, Vartoluların yaşam alanlarını savunmaktan vazgeçmeyeceğini belirtti.
“Köylü milletin efendisidir; köylünün sesine kulak verin!”
Köylülerin kendi toprakları, meraları, suları ve doğal yaşam alanları üzerinde söz sahibi olması gerektiğini vurgulayan Aşkın Yavuz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler metropollerde yaşayan Vartolular olarak da jeotermal enerji santrali projesine karşı çıkıyoruz. ‘Köylü milletin efendisidir’ sözünün hayata geçirilmesini, köylülerin sesine kulak verilmesini istiyoruz. Vartolular yaşam alanlarını savunmaya devam edeceklerdir.”
Varto’da yükselen itiraz, yalnızca 17 köyün değil, doğasını ve yaşam hakkını savunan herkesin ortak meselesi olarak büyüyor. Şimdi gözler 2 Kasım’da yapılacak bilirkişi keşfinde. Varto halkı, yaşam alanlarının geleceğini belirleyecek bu süreçte bilimsel, bağımsız ve kamu yararını esas alan bir değerlendirme yapılmasını bekliyor.
İzleyelim mi!
https://youtu.be/KE8MSQLviIw?si=Kq-39ye6SStU0XQ8

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu