Özdilek
Turan Kayıkçı
Turan Kayıkçı

Deri Savaşları

Deri: İnsan ve hayvanların vücudunu kaplayan örtünün adıdır.

1 Ekim 2021 Saat: 16:05

 İçinizden deri savaşı da ne demek sorusu geçebilir? Yanıtını yazımın ilerleyen tümcelerinde görebilirsiniz. Çocukluluğumda anımsadığım Kurban Bayramında kesilen hayvanlardan; büyüklerimiz köy yerlerinde inek derisinden çarık ve kamçı yaparlardı. Koyun derisinden ise davul ve uzun süre peynir saklamak için tulum yapıldığı aklıma ilk gelen görüntüler…

     1985 yılından önce kesilen kurbanların derileri köylerde istenildiği şekilde değerlendirilirdi. Yani kimsenin deri toplama gibi bir niyeti yoktu. Kentlerde ise kurban derileri THK veririlerdi yurttaşlar. Yâda belirli camilere yardım maksadıyla toplanırdı. Deri savaşı 1985 yılından sonra yavaş yavaş kök salan tarikatlarla birlikte başladı. İrili ufaklı tarikatların kentlerde kesilen kurbanlar daha soyulmadan kapının önünde tünerlerdi. Deri toplama savaşı köylere kadar sürer giderdi. Kendisine cemaat adını yakıştıran Fetöcüler en büyük payı kapmak için dört koldan saldırıya geçmişlerdi.. Başka tarikatlara hiçbir alan bırakmıyorlardı. Öyle ki deri için her türlü tehlikeyi göze almışlardı. Özellikle iktidarda olan siyasi partilerle ilişkilerini sıcak tutmak için her yolu denerlerdi.  Deri toplamayla yetinmeyen Fetöcüler; deri ile ilgili daha kaymaklı alanlara yönelmişlerdi. Özellikle Devlet dairelerindeki deri koltuklu mevki ve makamları ele geçirmek için yapmadıkları ayak oyunları kalmamıştı.

     Deri savaşları daha sonraları kademe atlayarak hükmet üyelerine milletvekillerine, müsteşarlara, valilere, kaymakamlara, genel müdürlüklere, daire müdürlüklerine,  general ve amirallere kadar sirayet etti. Çünkü meclisteki koltuklar ve tüm makamlardaki koltuklar artık ceylan derilerinden imal edilmişti. Ceylan derisinden koltukta oturmak cazibesi dillere destan olmuş, bu koltukta oturmak artık ayrıcalıklı sayılıyordu.  Makam için her türlü ayak oyunları geçer akçe hele gelmişti. Deri savaşlarıyla köşeyi dönen tarikatlar olduğu gibi; derinin sayesinde kademe atlayan zatlar bu kez koltuklardaki deri sevdasına dayanamayıp her türlü yola başvurmayı yeğliyorlardı. Geçmişin solcuları yani yetmez ama evetçileri bu güruhtan geri kalırlar mı hiç; onlarda deri savaşı için sırayı girmeyi ihmal etmediler. 2010 yılındaki Anayasa değişikliği referandumuna evet demek için sıradaki yerlerini almışlardı. Ne yazık ki sonraki yıllarda bu kişiler avuçlarını yaladılar. Bir kez daha kıyakçılığın sonunun ayakçılık olduğu ispatlanmış oldu. Derinin rengini gören takla atmak için iktidar ve muhalefet partilerinden deri koltuk kapmak uğruna rakiplerini bir biçimde ekarte ederek sıraya girmişlerdi.

    Deri savaşları son yıllarda kademe atlayarak ivme kazandı. Fetöcüler devlet katında ele geçirdikleri derili makamlarla yetinmeyerek; 15 Temmuz 2016 yılında devletin tüm deri koltuklu makamlarını ele geçirmek için askeri darbe yapmaya yeltendiler. Gerçek yüzlerini halk bir kez daha görmüş oldu. Bu darbe laiklikten uzaklaşınca tarikatların bir ülkede devlete nasıl hâkim olacağını kanıtlamış oldu.

    Öyle görülüyor ki mevki ve makam isteği olduğu sürece deri savaşlarının hızı kesilmeden devam edeceğe benziyor.

    

 

 

 

Kocaeli Haberci Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.8 Mart 2025 Saat: 13:25
8  Mart 1857 yılında New York'ta binlerce dokuma işçisi kadınların insani mesai
süreleri, eşit işe eşit ücret, sendikal hakları talebiyle başlattıkları mücadele.
Sanat ve Sanatçı Duruşu15 Ocak 2025 Saat: 23:37
Sanat, tarihsel, toplumsal ve sosyal bir olgudur. Sanatı belirleyen genel yaşam biçimleri ve onu biçimlendiren toplumun üretim tarzıdır.
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş8 Aralık 2024 Saat: 21:41
Günümüzde Anadolu insanının gelenek ve göreneklerini yaşatan halk ozanlarımızdan birisidir Neşet ERTAŞ.
Aydın İnsan Olmak Ne Demek?30 Kasım 2024 Saat: 23:21
“Okumuş adam”, “kültürlü adam”, kafa emekçisi(doktor, avukat, öğretmen, yönetici, vb) ile “aydın” arasında kalın bir duvar vardır.
Bilinç ve Sorgulama14 Kasım 2024 Saat: 21:41
İnsanlar ikili bir dünyayı iç içe yaşaralar. Biri içe dönük, öbürü dışa dönük
ikiyüzlü bir dünya.
Tüm Yazıları
DepolamaTaşıma iletme sistemiMerdiven Tırmanma CihazıEngelli merdiven tırmanıcıUluslararası evden eve nakliyatAdaklıklazer epilasyonAnkara evden eve nakliyat