Geçtiğimiz hafta vergi haftasını 36. kez kutladık.
Vergi, devlet harcamalarına vatandaşın geliri oranında katkı vermesi demektir.
Kutlanılan vergi Haftalarının amacı da vatandaşın vergi bilincinin geliştirilmesi, vergiye uyumun sağlanması ve adil bir vergileme sisteminin nasıl olması gerektiği konularında vatandaş bilgilendirilir.
Arzulanan bu amaç, alınan sonuçlara bakıldığında istenilen düzeyde olmadığı görülmektedir.
2025 yılı bütçesinde öngörülen toplam gelirler 12,6 trilyon TL dir.(Artık trilyonları kullanmaya başladık) bu gelirlerin 9,7 trilyonu vergilerden karşılanacaktır. Diğer bir ifadeyle, vergiler toplam gelirlerin%77si gibidir
2025 yılı bütçesi yapılırken gelir tahminleri 2024 yılı gelirlerinin yaklaşık%50 artırılmasıyla değerlendirilmiştir.
Devlet kendi gelirlerine %50 zam yaparken, asgari ücrette %30, emeklilere%12 civarında zam yapabilmiştir. Bu da kendi içinde bir çelişki olmuyor mu?
Bu yüksek oranda vergi artışlarını sağlayabilmek için Maliye Bakanlığı tam bir seferberlik ilan etmiş gibi görünüyor.
Bugünlerde çok sayıda vatandaşa SMS yolu ile maliye Bakanlığından uyarı yazıları gelmektedir.
Bu uyarı yazılarında,” kira geliri elde edildiği, durumun incelenmesi ve açıklanması gerektiği, aksi durumda resen vergi tarh edileceği” belirtilmektedir.
Yıl içinde EFT veya havale ile” diğer” seçeneği kullanılarak gönderilen tüm EFT ve havaleler, kira gelir gibi değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu tür yazı gelen vatandaşlar mutlaka bağlı oldukları vergi dairelerine veya dijital vergi dairesi kanalıyla itirazları yapmalarını uyarmak isteriz.
Sadece bunlarla kalınmıyor, önümüzdeki yıllarda kurumlar vergisinde uygulandığı şekliyle, gelir vergisi mükelleflerle ilgili olarak” asgari gelir vergisi” uygulaması başlatılması düşünülüyor.
Bunun yürürlüğe girmiş olması durumunda, zarar edilmiş olsa bile, elde edilen hasılatın %10 u oranında vergi alınması planlanmaktadır.
Devlet giderlerini karşılamak amacıyla vergi alması doğaldır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ama bunun adil olmasını sağlama görevi de devlete aittir.
Bugün ülkemizde 820 bin basit usul mükellefi var. Bu mükelleflerin bir yıl içinde ödedikleri vergi toplamı sadece 26 milyonTL . Yani mükellef başına yılda ödenen vergi 32 TL.Küçük esnaf dediğimiz tüm esnaflar bu kadar vergi öderken ,30 -40 bin TL ücret alanların yılda 50-60 bin tl vergi ödemeleri ne kadar adil?
Önce bu dengelerin korunması gerekir. Vergiye uyumlu mükellef sayısının artmasında bu tür dengelerin korunmasının çok büyük payı vardır.
Konu sadece vergi toplamakta değildir. Toplanan vergilerin nasıl harcandığı şeffaf bir şekilde toplumla paylaşılmalıdır. Toplanan vergilerin ne kadarının toplum adına harcandığı açıkça görülmelidir.
Yoksa vergi haftalarında söylenen çok şeyin bu somut sorunlar çözülmeden bir anlam ifade etmediği görülecektir, görülmektedir.
Bakınız sadece 2024 yılında bütçe 2 trilyon açık vermiş. Ayrıca aynı yılda ödenen faiz tutarı 1,2 trilyon TL dir
Cep delikse ne kadar içine para koyarsanız koyun uçar gider.
Aslında yukarıdaki önerilerimiz mevcut sistemin biraz daha düzgün çalışması arzusudur. Gerçekçi bir çözüm ve
Vergicilikte adaletin sağlanması için olmazsa olmaz”NEREDEN BULDUN” sorusunun sorulabildiği bir vergi sistemine acilen geçilmesi gerekmektedir.